Twitter
Facebook

MehmetNane-1TÜRKİYE’den çıkacağı bile konuşulan Carrefour, ortaklığında çoğunluğu 7 ay önce Sabancı’ya verdi. CarrefourSA’nın başına geçen Mehmet Nane, şirkete tarihi büyüme rakamları yaşattı. Nane mucize dokunuşlarının sırrını “Einstein’ı ayağa kaldırsanız ekipsiz perakende yönetemez” sözleriyle açıkladı.

CARREFOURSA’da Türk ve Fransız ortaklık yapısı Sabancılar lehine 7 ay önce değişti ve dümene Teknosa’da başarılara imza atan Mehmet Nane geçti. Sadece Carrefour’un merkezi değil Fransız iş dünyası CarrefourSA’da yaşanan çift haneli büyük sıçramayı konuşuyor, sırrını öğrenmeye çalışıyordu. “CarrefourSA’daki magic touch (mucize dokunuş) nedir?” sorusunu Türk yetkililere yönelttiklerini duyunca Genel Müdür Mehmet Nane’nin kapısını çalıp, kendisine sorduk.

Gerçekten, Fransızlar size “Nedir CarrefourSA’yı böylesine sıçratan magic touch” diye sordular mı? Ve onlara ne dediniz, bize ne diyeceksiniz?
– Tek bir şey yapmadık pek çok şey yaptık. Bazıları teknik altyapıyla ilgiliydi bazıları ise iş yapış biçimiyle ilgiliydi. Zaten perakende iki şey üzerine kuruludur teknolojik alt yapı ve ekip. Ekibi ileriye götürmeden ilerleyemezsiniz. Einstein’ı ayağa kaldırsanız mezarından bu bir mucizedir ama buraya koysanız tek başına hiçbir şey yapamaz.

PAHALI ALGISINI KIRIYORUZ

Hepsi bu mu şimdi?
– Bakın biz her yerde olan ve herkesin erişebileceği ürünler satıyoruz. Neden bizden gelip alsın? Pirinç sonuçta pirinçtir. Biz altyapıyı değiştirip, saha ziyaretlerini artırdık. Ekibin önünü açtık. “Benden kimse iş yapmamı beklemesin, ben önünüzü açacağım siz yapacaksınız” dedim. Ben sadece ekiplerin senkronizasyonunu sağlayabilirim bir orkestra şefi gibi. Mucize dokunuş bu. Ciroda çift haneli büyüme yaşandı. Tarihinde görülmemiş oranlarda artışlar… Hem de aynı metrekarelerde. B2B’ye yani back to basic’e (sadeliğe dönüş) geçtik. Net ve sade prosesleri sürdürdük. Dünya artık bilimsel perakendeciliği konuşuyor.
Pahalı algısıyla ilgili neler yaptınız?
– Kırmak için en çok uğraştığımız konulardan biri bu oldu. Onu hâlâ azaltmaya çalışıyoruz. Tarladan rafa, diyoruz. Tarladan rafa ulaşma süresini 72 saatten 36 saate indirdik. Halden aldığımız meyve-sebze oranı yüzde 30’a indi. Eskiden yüzde 80’di. Bunlar görünmeyen magic touclar. Süreyi kısaltınca daha taze ve lezzetli oluyorlar. Üstelik maliyeti de düşüyor. Türkiye’nin devi Sabancı ve dünya devi Carrefour’ın ortaklığından ortaya olağanüstü bir sonuç çıkmalı.

MehmetNane-2

Ekmeği mezeyi kendimiz yapıyoruz

Ekmeğe artan ilgiyi neyle açıklıyorsunuz. Siz gazete insert’leri bile yaptınız bu konuda…
– Evet, insert’te ekmeği öne çıkardık; satışı 2 kat arttı. Hipermarketlerde ekmeği kendimiz yapıyoruz ve bazı süpermarketlere de dağıtıyoruz. İçinde bal ve kırmızı üzüm suyu olan ekşi mayalı ekmeğimize ilgi çok. Batı’da okumuş, yaşamış insanlarda lezzetli ekmek arzusu yüksek. Ayrıca köyünde alıştığı ekmek lezzetine özlem duyan dar gelirli de istiyor bu ekmekleri. Biz ulaşılabilir fiyatla bunu sağladık.
Ekmek demokrasisi yani. Hem zengin hem yoksul aynı ekmeği yiyor.
– Söylediğim gibi onun adı glokalizasyon. Biz yerelleri dinliyoruz. Hangi şehirde hangi üzüm türünü satacağını bilmelisin. Türkiye’nin her yerinde aynı turşu bidonu, sirke ve tuzu satıyoruz ama turşusu konacak malzeme değişiyor. Malzemeyi doğru koymazsan satamazsın. Satacağın şeyin ismini de doğru koyacaksın. Muhlama dersen Trabzon’da satamazsın örneğin. Çünkü o, orada ‘kuymak’tır. Biz ekmeğin dışında açık satılan mezeleri de kendimiz taze taze yapıyoruz.

Harvard’dayken kader ağlarını ördü

Siz Teknosa’da genel müdür iken Harvard’a gittiniz ve iki ay perakende alanında eğitim aldınız. CarrefourSA için hazırlık mıydı o?
– Aslında o esnada CarrefourSA’daki hisseleri biz (Sabancı tarafı) satacağız yönündeydi ibre. Teknosa’da 8 yılı doldurmuştum ve pratiğin teorisini öğrenmeye gittim Harvard’a. Kader ağlarını ördü ve dönünce bu göreve atandım.
İşin eğitim tarafını hep çok önemsediniz.
– Teknosa Akademi kurmuştuk. CarrefourSA Akademi de kurduk. İkisini birleştirip Sabancı Perakende Enstitüsü’ne dönüştürüyoruz. Geçen hafta ilk eğitime başladık. Yönetim çok önemli. Sadece ceza arsızlaştırır, sadece ödül şımartır. İkisini birden kullanmalı.

Mağazaya âşık olunmaz

Gelelim rakamlara. Kısa ve orta vadeli büyüme planlarınız nedir?
– Öncelikle hedef seçici büyümek. Hipermarket açmak zaten kolay değil. Bir hipermarketin tavanını boyamak 400 bin TL tutuyor. Öncelikli bölge Marmara. CarrefourSA Mini ve CarrefourSA Süper ve CarrefourSA Gurme gibi farklı büyüklüklere sahip konseptlerle mağaza açmamız kolaşlaşıyor. 2014’te ilk hedef 110 milyon lira yatırımla 100 mağaza açmak. 244 olan mağaza sayısı 344’e çıkacak. Bu yıl 30 civarında mağazayı da ya kapatacağız ya da taşıyacağız. Perakende de mağaza açmak kadar kapatmak da haktır. 5-10 yıl önce açtığın bir mağaza şu anda yanlış bir yatırım olabilir. Mağazaya âşık olunmaz; kapatmamak tüm şirkete haksızlıktır.
Sizin kendinize ait arazileriniz de var. Onlar da yatırım söz konusu mu?
– Hipermarketlerimi-zin bazılarının mülkleri de bizim. Kendimize ait AVM ve arazilerimiz var. Oralarda yatırımlarımız oluyor.

Yerelleşemeyen sonunda gider

“Türkiye’nin devi Sabancı ve dünya devi Carrefour’ın ortaklığından ortaya olağanüstü sonuç çıkmalı” dediniz. Bu neden daha önce gerçekleşmedi?
– Carrefour, Türkiye’ye hipermarketçilği getirmiş, dünyanın en büyük ikinci perakendecisi. Onların uluslararası tecrübesini, know-how’ını getirmek önemli. Ama bir kere o gelince artık glokalizasyon gerekiyor. Bu olmayınca potansiyel çıkmıyor. Yerelin tecrübe ve beklentisiyle birleştirmeyince global birikimin anlamı yok. Uluslararası know-how’ı yerelleştirmeyenler, gıda veya teknoloji hangi alanda olursa olsun, tası tarağı toplar gider. Gitti de.

Beğendiyseniz, dostlarınızla paylaşın..

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir