Twitter
Facebook

Makaleler

Geçtiğimiz yılın Eylül ayında Kürdistan olarak geçen Kuzey Irak’a kısa bir ziyaret yapmıştım. Dohuk, Zaho ve Erbil’e gittim. Erbil’de kaldığım süre zarfında ilgim gereği birkaç market ziyareti de yapmıştım. Erbil’deki Majidi Mall Alışveriş Merkezinin içinde yer alan City Centre isimli süpermarketi dolaştım.

Öncelikle Erbil’den biraz bahsedeyim. Öncelikli olarak söylemem gereken şey; Erbil’in gayet güvenli bir yer olduğudur. Yıllardır tek kurşun atılmamış bir şehir..

Para birimi Irak Dinarı.. Bugün itibariyle kur 1 TL = 731 IQD ( Güncel Kur ) , Dolar kurunu ise 1 USD = 1.180 IQD civarına sabitlemişler..

Yeni bir yapılanma içerisinde ve her şeye, herkese ihtiyaç var. Türk inşaat firmaları bunu çok önceden görmüş ve yatırımların çoğunu Türk firmaları yapıyorlar. İnsanları Türkleri ve Türk malını çok seviyorlar. Bir ürün Türk malıysa hemen öne çıkıyor. Marketlerde Türk malları baş köşedeler. Hatta seyyar satıcılar bile eğer ürünleri Türk malıysa; “Al Türk malı, Al Türk malı”  diye bağırarak satış yapıyorlar.

FOTOĞRAFLAR YAZININ DEVAMINDA..

Gideyim kebapçı açayım derseniz dikkat! Halk acı yemiyor, varsa yoksa ekşi.. Herşeyi ekşili yiyorlar. Birkaç kebapçımız açıp, hüsrana uğramış durumda.. Salamura zeytin diye bir şey yok.. Bizim pek tercih etmediğimiz, kalamata tarzı etli ve bir o kadar da ekşi zeytinlere bayılıyorlar. Bu zeytinlerden elinizde varsa bulunmaz pazarı buldunuz demektir. Dikkat çeken bir farklılık da turşularda.. Bizim bildiğimiz anlamda turşu yok, olsa yerler mi bilmem. Ama ben olsam götürüp denemezdim. Onlarda iki renk turşu var. Sarı ve Kırmızı.. İçlerine boya için birşey katıyorlar sanırım, sarı dediğimin içinde ne varsa hepsi sarı, diğeri de pancar turşusu gibi ama içindeki farklı malzemelerin de rengi kırmızı.. Her ikisi de Türk damak tadına uygun değil, ben yiyemedim.

Et Türkiye’ye oranla ucuz;  fotoğraflarda göreceğiniz üzere kıymanın kilosu Okumaya devam et

Beğendiyseniz, dostlarınızla paylaşın..

    Ramazan ayı nihayet geldi ve marketlerde yaklaşık 15-20 gündür süren hazırlıklar da karşılıklarını almaya başlayacaklar.

    ( Bu yazıyı ramazanın ilk günü kaleme almama rağmen, “Acaba müşteri yönelimi konusunda yanılıyor muyum?” diye hemen yayınlamamıştım. Şimdi yanılmadığımı gördüğüm için yayınlıyorum.)

    “Hani nerde o eski ramazanlar” diye klişe bir söz vardır ya; ben marketleri dolaştığımda teşhirlerde eski ramazanları görüyorum. Ama görmemek isterdim doğrusu..

    Market yöneticileri kendilerini hala, tüketimin had safhalara ulaştığı, cirolarını iki yada üçle çarptıkları kış aylarındaki ramazanlarda sanıyorlar. Teşhirlerde hala kiloluk reçeller, pekmezler, büyük ambalajlı nohut, fasülye gibi bakliyatlar var. Pastırma standları her marketin girişinde yerlerini almış durumdalar.

    Tabii bu durumu yaratanlar aslında marketçiler mi Okumaya devam et

    Beğendiyseniz, dostlarınızla paylaşın..

      Stok yönetimi ve kontrolü tüm perakende sektöründe olduğu gibi marketçilikte de can alıcı öneme sahiptir.

      Stoğu düzgün olan bir markette..

      Siparişler doğru stoğa göre verilir, üründe yok satma veya fazla stok bulundurma gibi riskler bertaraf edilmiş olur. Böylece müşteriler her ürünü bulacağı için mutlu olur. Patronsa müşteri isteklerine cevap verip satışı arttırdığı ve gereksiz stoklara para yatırmadığı için mutlu olur.

      Stok temelli raporlar gönül rahatlığıyla alınır, zincir marketlerde zincirin hangi halkasında fazla ürün, hangisinde az ürün olduğu kolayca saptanır. Mağazalar arası transfer yada ana depoya iade yoluyla stoğun tüm birimlere homojen dağılımı sağlanmış olur. Satınalmacılar ana depoya gereksiz stok yapmak zorunda kalmazlar.

      Finans firmaya ödeme yapmadan stok raporunu alırsa; atıl stoğu olan firmalara “Önce fazla mallarını iade al, sonra ödemeni yapayım” diyebilir. Aynı şekilde iade deposu yada ambarının stoğuna bakıp, iadesini almayan firmaya ödeme yapmayabilir.

      Tüm bu faydalarından sonra ilginçtir ki; marketçilikte stoğun önemini kavramayan mağazaların olduğu bir yana, stoğunu bilmeyen mağazalar bile mevcut durumdadır. Zincirleşmiş olmasına rağmen hala aynı aymazlıkla işlerini yürütmeye çalışan marketler için sonun başlangıcı da işte tam bu noktadadır.

      Stoğu saptıran belli başlı etkenleri aşağıda sıralayacağım. Okumaya devam et

      Beğendiyseniz, dostlarınızla paylaşın..